Vampirizm Fan Site
Hey yabancı! üye oluıp aramıza katılmaya ne dersin???


Vampir Sevenlerin Buluşma Noktası - Vampire Clup
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Vampirler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
lunalena



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 12/08/14
Yaş : 21
Nerden : The Victorian Academy

Karakter Sayfası
Karakterin Adı:
Özel Yetenek: Yok!
Statü: İnsan

MesajKonu: Vampirler   Salı Ağus. 12, 2014 10:52 pm

Vampir ne bir ölü ne bir yaşayandır. Kanla beslenmesi gerekir ve gurub ile fecir arasında mezarından çıkar, avının kanını içer. Çünkü kan hayattır. Gözlerinin rengi arada sırada değişir, umulmadık anlarda hızlı tepkiler verir. Teni soğuktur ama sanılan gibi buz gibi soğuk değil. Köpek dişleri abartıldığı kadar dikkat çekici değildir. Tarihçiler vampir kelimesinin sırpçadan türediğini ileri sürerler.Öncelikle İbrani hikayelerinde rastlanan şu lanetleme vampir efsanelerinin özü gibidir: " Ve senin çocukların, bu diyarda gezdiği sürece karanlığa tutunacaklar. Sadece kan içecekler. Sadece kül yiyecekler. Bir ölü gibi yaşayacaklar fakat ölmeyecekler. Ahir zamana kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"...Vampir efsanelerine Çin, Hindistan, Nepal gibi ülkelerde de rastlanır, hatta eski Hindistan'da "Batial" adı verilen kan içicinin öyküleri anlatılırdı. Eski Asyalılar da Malezyalılar gibi "Penanggalen" adındaki bir çeşit vampire inanıyorlardı. Afrika inançlarında da vampir efsanelerine dair işaretler vardır. Caffre kabilesi bir ölünün tekrar gelebileceğine ve canlıların kanıyla yaşayabileceğine inanır. Yunan mitolojisi "Lamiea" adlı bir kadından bahseder ve Zeus'a aşıktır. Zeus'un karısı Hera ile rekabet halindedir. Daha sonra delirir ve kendi çocuklarını öldürür. Daha sonra başka çocukları öldürmeye ve geceleri ava çıkmaya başlar. Yakaladığı çocukların etini yer, kanını icer. Peru halkının inancına göre, bir kimse genç birinin kanını içerse şeytanın müridi olur. Hıristiyan aleminde vampir inancı bir hayli yaygındı. Orta Çağ boyunca Kilise vampirlere olan inancın doğruluğunu kabul etti ve vampirizmi yalnız başına sona erdirmeye çalıştı. 1489 senesinde "Malleus Maleficarum" adlı kitap yazıldı. Bu kitap aslında Cadıları ve onlarla mücadele yöntemlerini anlatıyordu ama vampirlere uygulandı. Ve engizisyon mahkemelerine çıkartılan pek çok insan, cadı ya da vampir oldukları iddiasıyla akıl almaz işkencelere tabi tutulup, öldürüldüler. Peki gelelim koca bir devlet olan Osmanlı ya... Şimdi Bulgaristan sınırları icinde olan Tırnova kasabasında bir vampir vakasına rastlanır, bunun üzerine o zamanlar Tırnova naibi olan Müderris Ahmet Şükrü Efendi, Osmanlı hükümetine bir mektup yolladı. Mektupta vampirlerin etrafa saldırdığı, evdeki eşyaların yerlerini değiştirdikleri, bebekleri kaçırdıklarını ve bütün bunları yapan mahlukların müşahede edilemediği, halkın bu durumdan korkmaya başladığı ve bunun üzerine cadıcılık ile meshur olmuş Nichola namındaki şahsı bulduklarını, mezarlığa gidip hangi mezarlar olduklarını bulduklarını bunların Tetikoğlu Ali Alemdar ilebAbdi Alemdar adlı şahıslar olduğu belirlendi ve mezarlar açıldığında bu kişilerin cesetleri büyümüş, kılları ve tırnaklarının da üçer dörder parmak uzanmış olduğu ayrıca gözlerini korkunç bir sekilde kan büyüdüğü ve Cadıcının dediklerini yapıp göbeklerine ağaç kazık Çakıp yüreklerinin kaynar su da kaynatıdığı ve daha sonra cesetlerin yakıldığı belirtildi. Bu yazı dahasonra Tavim-i Vekayi gazetesinin 6 ekim 1833 tarihli 68. sayısında neşredilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Vampirler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kellan Lutz - Henry Cavill: Ölümsüzlerin Savaşını Kim Kazanıcak?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Vampirizm Fan Site :: MİSTİK :: Vampirler Hakkında-
Buraya geçin: