Vampirizm Fan Site
Hey yabancı! üye oluıp aramıza katılmaya ne dersin???


Vampir Sevenlerin Buluşma Noktası - Vampire Clup
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Modern Cadılık (WİCCA)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
lilith

avatar

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 19/10/10
Yaş : 24

MesajKonu: Modern Cadılık (WİCCA)   Salı Ekim 19, 2010 11:43 am

Aşağıdaki röportaj sayın EFE ELMAS tarafından yapılmıştır. bilgilerin herbiri forumumuzda mevcut olmasına rağmen , wicca ile ilgili sorulabilecek hemen hemen her soru sorulmuş ve dogru , basit , anlaşılır cevaplar verilmiş. Bu yüzden tekrar konularından bir adım öteye taşınmıs bir derleme gibi ekleme gereği duydum..






Cadı deyince, uzun tırnaklı, sivri burunlu, çocukları yiyen, süpürgeli, çirkin kadınlar mı geliyor aklınıza? Öyleyse çok yanılıyorsunuz. Cadılar, bizler gibi, sürekli aramızda dolaşan normal insanlardır.

Bir öğretmen olabilirler, belki bir belediye şoförüdürler, belki bir mühendis, fizikçi veyahut polis olabilirler. Modern cadılar, hala gizli kalmış inançlarıyla zamana karşı savaşarak gelenekleri sürdürmekte, bunu da büyük bir sessizlikle yapmaktadırlar.
Cadılık, en eski doğa dinlerinden bu zamana gelmiş gizli bir öğretidir. Kökeni, Şamanizm, Druidizm gibi eski kadim öğretilere dayanır. Cadıların temel felsefesi, doğayı tanımak, doğayla iletişim içinde olmak, doğa üzerinden kendiyle iletişime geçerek, kendini bilmektir. Haliyle cadılar başta doğanın temel yapı taşı olan dört elementle çalışarak beşinci element olan ruha doğru yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta doğanın ve evrenin dönüşümünde görev aldığına inandıkları tanrı ve tanrıçalarla bütünleşir ve en nihayetinde kendileri tanrı ve tanrıçalara dönüşerek, içlerinde ki tanrıları keşfederler.
Bu yazıda, cadılardan çok, wiccanların yaşam tarzından bahsedeceğim. Ama şu unutulmamalıdır ki cadılar ile wiccanlar arasında çok az fark vardır. Bu yüzden dolayıdır ki wiccanlara, modern cadılar demek çokta yanlış olmamaktadır. Wiccanların yaşam tarzları son zamanlarda popüler olmaktadır. Cadılar ile wiccanlar (Wiccan, wicca dinine inanlara verilen isimdir) arasındaki temel fark, bir cadının her dinden olabilmesidir. Wicca ise başlı başına bir dindir. Haliyle cadılık, uygulamalı bir disiplindir ve kurallarını kişi kendi veya inandığı din ile belirler. Wiccanlarda ise zaten kurallar bellidir ve bu kurallara uyulması zorunludur ki zaten wicca kuralları olan bir dindir. Cadılar ile wiccanların benzerlikleri çok olsa da, bu noktada ayrıma düşerler. Haliyle çoğu wiccan aynı sırada cadı olabilmektedir.
Modern Wicca dini 1950’lerde kurulmasına rağmen, kökü ve benimsediği felsefe çok daha eskilere dayanmaktır. İlk olarak Wicca kelimesi Gerald Gardner’ın kitabında geçmiştir. Bu kitapta geçmesine rağmen, kelime Gerald’ın kullanımından önce, eski İngiliz cadılarının kullandığı bir isim veya sıfattır. Büyük olasılık witch (cadı) kelimesinden üretilmiş bir kelimedir. Yeni kurulan bu inancın temeli, tüm doğanın Yaratıcıyı içerdiğine inanılın eski panteizm felsefesini benimsemiş doğa dinlerine kadar uzanır. Genel olarak wiccanlar evrenin düzenleyicisi olan tanrı ve tanrıça kavramlarına çok bağlıdırlar. Haliyle eski olan doğa dinlerinin yeni yorumu olduğunu söylemek çokta yanlış olmaz.
Eski doğa dinleri, tüm evreni ve kâinatın özünü oluşturan bir Yaratıcı’dan bahsederler. Bu Yaratıcı, kutsal ve gizli olandır. Bu büyük ebeli ve ezeli güç, evrenin dönüşümünü ve kontrolünü sağlayacak tanrı ve tanrıçalar yaratmıştır. Bu yüzden aslında var olan bütün eski doğa dinleri (Vodooo, druidizm, eski mısır inancı, yunan inancı vs..) tek bir Yaratıcı’ya inanırlar, lakin bu Yaratıcı’nın emriyle görev olan vazifeli varlıklar vardır (tanrı, tanrıçalar). İşte eski inançlarda (hristiyanlık öncesi dönemlerde) rahip veya rahibeler önce tanrı ve tanrıçalarla bütünleşir (böylelikle evrenin kozmik güçlerini öğrenir), sonrada Yaratıcı’ya dönüp, nihai bilgeliğe ulaşacaklarına inanırlardı.
Haliyle, wiccanlar için aslında bir nevi modern cadılıktır diyebiliriz. Yaklaşık olan 800 bin inananı olan Wicca dinine inananların temel vazifeleri, doğayla iç içe olmaktır. Dolayısıyla bir wiccan için önemli olan doğadır ve bu düzlemde maji (Bu kelime Türkçeye büyü olarak çevrilse de bahsedilen güçler kozmik-enerjisel güçlerdir. O yüzden çok daha genel bir ifadeyi kapsar. Enerjisel devinimi ve işleyişi keşfedip onu yönlendirmenin ilimi ve sanatıdır.) onlar için doğanın doğru kullanılmasıdır. Yani wiccanların kullandığı majikal sistem, Şamanizm ve diğer maji çeşitlerinden daha farklıdır. Çünkü eski doğa dinleri “maji” üzerine kuruluyken, Wicca dini maji üzerine kurulu değildir. Hatta bir wiccan isterse maji ile uğraşmayabilir. Wiccalar için önemli olan doğanın ve mevsimlerin getirdiği enerjiden faydalanmaktır. Haliyle bu dönümlerde tanrı ve tanrıçalara atıflarda bulunup, kutlama yaparlar.
Gözüktüğü üzere, Wicca inancı tanrı ve tanrıçalara inanan paganist bir dindir. Ritüellerinde tanrı ve tanrıçayı temel alan wiccanlar için en önemli zaman dilimleri; doğa dönümleri (sabbatlar) ve ay fazlarıdır (esbatlar). Haliyle dolunay, karanlık ay ve yeni ay ile ayın büyüme ve gerileme evreleri onlar için çok önemlidir. Bunun yanı sıra Şeytan’ın varlığına inanmamakla beraber, yapılan tüm hataların kişiye ait olduğunu savunurlar. Bu kurala kendi aralarında 3’ün kuralı derler.
Wiccanların temel yasası olan 3'ün kuralı şudur: “Üçler yasasının onurunu koru. Yaptığın her şey üç katı ile sana dönecektir. Yasayı öğren, çok iyi öğren, ne ekersen onu biçersin. “Kimseye zarar vermediğin sürece ne istiyorsan yap.” genel yasadır. İyi düşün ve yaptığın hiçbir şeyden pişman olmamaya çabala.”
İşte bu düşünceye sahip olan wiccanlar için üçün kuralını unutmadıkları sürece istediklerini yapabilmektedirler. Çünkü yapacakları bir hata veya yanlış onlara üç kat geri dönecektir.
Wiccanlar genellikle coven denen gruplar halinde toplanmaktadırlar. Bunun dışında solitary denen, kendi başlarına çalışmalar ve kutlamalar yapan wiccanlarda söz konusudur. Coven halinde kutlamalar yapan wiccanlarda, bir baş rahibe veya baş rahip bulunmaktadır. Ritüelleri ve kutlamaları bu baş rahip ya da baş rahibe yönetmektedir ve kendi içinde belli bir derecelendirme sistemi vardır.
Wicca dinin temel prensipleri şu şekildedir;
-Kendini tanı:
Hayatın neresinde olduğunu bil, kendin için iyi şeyler dile ve kendini iyi hissetmeyeceğin hiçbir şeye başlama. Beceri ve niteliklerini bil ama daha az iyi olan taraflarını ve korkularını da.
-Sanatını tanı:
Ne ile meşgul olduğunu bil. Ruhsal gelişimin önemlidir. Meşgul olduğun şeylerin iyi ve kötü taraflarını tanı ve daha fazla ilgilendiklerini hatasız bir şekilde öğren.
-Öğren ve keşfet
Ruhunu yeniliklere açık tut, kullanmak ya da yapmak istemeyeceğin şeylere de.
Bağlı olduğun şeyleri derinlemesine araştır. Bunların her zaman Wicca ile alakalı olması gerekmez. Entellektüel gelişim ruhsal gelişim kadar önemlidir.
- Bilgiyi, bilgelikle kullan
Bu sözler kendin içindir. Anlayışlı ol ve bilgilerini hayata geçirirken kalbine de kulak ver.
-Dengeli ol
Bedensel, özellikle de ruhsal dengede ol. Düşündüklerin ve yaptıkların bir denge içinde olsun.
-Kabul edilebilir düşüncelere sahip ol
Açık bir ruh, genelde edindiğin bilgilerdir. O halde, biraz açık düşünmek için ısrar etmekte, bir zorunluluk vardır.
-Hayatı kutla
Yaptığın şeylerden mutlu ol. Hiçbir şey, mecburen yapılmak zorunda olunan, yükümlülük değildir. Mizacına göre davran. Neşeli bir insan isen, bunu yaptığın işlerde de kullan.
-Dünyanın döngüleri ile uyumlu ol
Bu döngüleri anlamaya çalış ve hayatındaki benzerlikleri ara. Bu senin dengede olmana da yardım eder.
-Kendine iyi bak
Ruhsal ve fiziksel kendine iyi bak. Sadece o zaman kendi içinde bir denge bulabilirsin ve kendini güçlendirip, büyüyebilirsin.
-Meditasyon yap
Bu, ruhunu, belli bir sakinliğe ulaştırmak için en iyi yardımcıdır. Bu anlama gücünü arttırır ve düşüncelerini genişletir.
-Tanrı ve Tanrıçayı onurlandır
Hayatta sahip olduğun şeylere saygı duy. Saygı ve sevgi çok normal ve söylenmesi kolay olsa da, bazen önemli şeyler olduğunda unutulabiliyor. Onları an, bayramlar kutlanarak onlar onurlandırılabilir ya da kendine ait farklı bir yolla bunu yapabilirsin.

***
Wiccanlar, görüldüğü üzere kendi içlerine dönük bir yaşam tarzını benimserler. Kendi potansiyellerini keşfedip, bunları kullanmayı öğrenmek, bunun ışığında doğanın döngülerine uyumlu olarak dönüşümler yaşayarak değişimi amaç edinmektedirler. Cadılık uygulamaları ile wiccanların öğretileri benzerde olsa cadılık daha eski dönemlere kadar uzanmaktadır.
Wiccanlar, eski cadıların adetlerini ve inançlarının bir kısmını almış ve modern zamana uyarlamışlardır. Modern cadılar, kavramının kullanılmasının sebebi de budur. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi cadılık bir inancı içermezken, eski öğretileri korumak adına Wicca bir inanç sistemini kapsar. Bu nokta da aslında wiccanlık ile cadılık birbirine çok benzerdir. O kadar benzerdir ki ortaçağda, engizisyon mahkemesi döneminde, yakılmalar zamanının ağıtını hala daha wiccanlar sürdürmektedir.

Yakılmalar Zamanı ve Cadı Avı

Cadılar için en zor dönem olan yakılmalar zamanı, birçok kişinin cadı uygulamalarından dolayı işkencelere maruz bırakılarak, ruhlarını arındırmak adına ateşte yakıldığı bir zaman dilimidir. Dini kullanarak, krallıkları yönetmeye başlayan kilise, cadı olup olmayan herkesi akla hayale sığmayacak işkencelerle öldürmüştür. O dönemde, gece dışarıda gezegen yaşlı bayanların dahi cadı olduğu iddia edilip yakıldığı tarihi kayıtlara geçmiştir. Haliyle bu dönemde kilise, işine gelen gelmeyen herkesi cadı olarak suçlayarak işkencelere maruz bırakmıştır Bu işkencelere maruz kalan kişiler, psikolojik baskıdan dolayı cadı olsalar da olmasalar da cadı olduklarını itiraf etmek zorunda kaldıkları kayıtlarda yer almaktadır.
Bu yakma zamanında suçlamalar o denli çığrından çıkmıştır ki, cadıların süpürgelerle uçtukları, çocukları yedikleri, ruhlarını şeytana satıp doğaüstü güçler edindikleri, hayvanları kontrol edebildikleri gibi iddialar ortaya atılmıştır. Klasik çirkin, kötü cadı tiplemesi işte tam bu dönemde bilinçaltlarına kazınmıştır. Tarihi kayıtlarda, 15. Ve 17. Yüzyıllarda 500 bin kişinin cadılıkla yargılanıp öldürüldüğü bildirilmiştir.

Yakma ve yargılama dönemi o kadar zalimce ilerliyordu ki, bir kadının cadı olduğunu anlamak için ona bir dua verip okuması isteniyordu. Eğer kadın bu gergin ortamda duada en küçük bir yanlış yaparsa cadı olduğuna kanaat getirilip hemen idam ediliyor ya da yakılıyordu. Bunun dışında bir diğer yöntem ise, kişiyi kendi boyundan daha yüksek bir suya atmaktı. Kişi sudan çıkmak için çaba sarf ederse, şeytanla işbirliği yaptığına kanaat getiriliyor ve yakılıyordu. Eğer kişi sudan çıkmak için uğraşmadan boğulup ölüyorsa, temiz sayılıyordu. Yani en nihayetinde o kişiyi bekleyen son; “ölümdü”. Bu iki yöntem dışında, eğer kişinin vücudunda farklı bir ben varsa, kadın çok çirkin ve yaşlıysa, gece ormanda gezdiği görülürse, kişi kilisiye çok katılmıyorsa, çok fazla çekiciyse, farklı bitkiler topluyorsa, cadı olarak yargılanır ve suçlu bulunursa işkence edilerek öldürülürdü.

İşkence yöntemleri şu şekildeydi; En çok uygulanan idam etme ve işkence yöntemi, canlı olarak yakmaktı. Bunun dışında suçlu bulunan kadın sıkıca bağlanır, huni yardımıyla sindirim sistemi patlayana kadar su içirilirdi. Metal tıkaç denen bir aletle (armut şeklinde bir alettir) ağzındaki tüm dişler kırılır, suçunu itiraf edene kadar çene kemikleri kırılırdı. Ayakları, kan damarları çatlayana ve kemikleri kırılana kadar demir mengene ile sıkıştırılırdı. İffetsizliğini sembolize eden canlı maymun, şeytanın sembolleri olan yılan ve kedi ile kadın bir çuvala konur ve suya atılırdı. Bazen de diri diri toprağa gömülürdü. Atlar ile dört tarafından bağlanır, parçalara ayrılması sağlanırdı. İşkence çarkında parçalanırdı, kafası kesilirdi. Bağırsakları çıkartılır, dönen bir tahtaya bağlanarak, tahta çevrilir ve bağırsaklarının tahtaya dolanması sağlanırdı. Ve daha nice akla hayale gelmeyen işkencelerle çoğu kadın (öldürülen kadın sayısı erkeklerin iki katıdır. Çünkü o dönemde engizisyon mahkemesine göre kadınlar potansiyel cadıdırlar.) olmak üzere binlerce insan öldürülmüş ve zorla cadı olduğu itiraf ettirilmiştir.
Bu şekilde haklı haksız, iyi, kötü herkesin yakıldığı dönemler, hakiki cadıların saklanmasını gerektirmiştir. Bu yüzden dolayı cadılar, takma isimler kullanmışlar, gizli notlarını saklamak için aileden aileye geçecek defterler tutmuşlardır. Hala daha modern cadılar ve wiccanlar, bu anılara sadık kalmak için takma isimler kullanmakta ve gölgeler kitabı denen, pratiklerini anlatan defterler tutmaktadırlar.

Wiccanların Benimsediği 13 Temel Kural
73 cadının kurduğu, Amerikan Cadılar komitesi (Council of American Witches) 1973 yılında nisan ayında, ilkbahar cadı toplantısı yapmış ve önyargıları yıkmak, cadılığı belli bir sisteme sokmak üzere 13 temel prensibi benimsemiş ve kâğıda dökmüşlerdir. Dolayısıyla bu 13 temel kural wiccanlar tarafından da benimsenmiş ve wicca’nın da 13 temel prensibi konumuna yerleşmiştir. 13 prensip şu şekildedir:
1) Biz, törenlerimizi, Ay’ın evreleri ve Mevsimsel Çeyrekler ve Kesişen Çeyrekler tarafından ortaya çıkarılan hayat güçlerinin doğal ritmi ile kendimizi bütünleştirmek üzere uygularız.
2) Zekâmızın bize, çevremiz ile ilgili eşsiz bir sorumluluk duygusu verdiğini kabul ederiz. Ekolojik dengenin sağlanması ve evrim kavramının da bilincinde olarak, doğa ile uyum içerisinde yaşamaya çalışırız.
3) Gücün bir derinliği olduğunu kabul ederiz ve bu güç, ortalama bir insanın açık olarak bildiğinden çok daha fazla büyüktür. Çok daha fazla büyük olduğundan dolayı bazen doğaüstü diye isimlendirilse de, biz bunu, herkesin doğal potansiyelinin altında yatan bir güç olarak görürüz.
4) Yaratıcı Gücün, evrendeki kutupları da ispatladığını kabul ederiz - eril ve dişi - ve tüm insanların, eril ile dişiler arasındaki karşılıklı etkileşimin altında da yatan aynı Yaratıcı Güç’tür. Bu iki kutbun birbirini desteklemesi gerektiğini bilerek, hiçbirini diğerinin üzerinde değerlendirmeyiz. Cinselliği, zevk ve hayatın şekillendirilmesi olarak değerlendirirz ve aynı zamanda enerji kaynaklarından biridir ve dinsel bir tapınmadır (kutsaldır).
5)Hem iç hem de dış dünyaları, ya da psikolojik dünyaları -ki bazen Ruhsal Dünya olarak da bilinir- biz Toplu Bilinçsiz İç Dünyalar vb. olarak kabul ederiz. Ve bu iki boyutun birbiriyle etkileşimini, doğaüstü fenomenin ve sihirsel egzersizlerin bir temeli olarak görürüz. Bir boyutu diğerinden daha az önemsemeyiz, çünkü görürüz ki her ikisi de bizim tamamlanmamız için gereklidir.
6) Hiçbir otoriter hiyerarşiyi kabul etmeyiz ancak öğretenleri onurlandırır, daha fazla olan bilgilerini ve ilimlerini paylaşanlara saygı duyar ve kendilerini cesaretle öğretmenliğe adayanlara da şükran duyarız.
7) Dini, sihiri ve bilgeligi, bir kişinin dünyayı nasıl gördüğü ve bu dünyada Cadı olarak nasıl yaşadığı olarak görürüz. -ki bir dünya görüş ve hayat felsefesi olarak tanımladığımız şey cadılıktır.
Cool Birine ‘Cadı’ demek Cadı olmak demek değildir, ancak bu kalıtsal da değildir, titrleri, dereceleri ve Kabul törenlerini vb... içermez. Bir Cadı, bilgece yaşamak, iyi olmak ve başkalarına zarar vermeden Doğa ile uyum içinde yaşamayı sağlamak için içindeki güçleri kontrol etmeye çalışır.
9) Hayatın ifa edilmesi ve gerçekleştirilmesinin, bilincin geliştirilmesi ve evrimi ile mümkün olduğuna inanırız ve bunun da, kişinin kendi şahsi rolü ile birlikte evrenin anlamını oluşturduğun inanırız.
10) Hristiyanlık ya da herhangi bir başka dine ya da hayat felsefesine olan karşıtlığımız, hayatın kurallarını sadece ‘bir tek yol’a bağlamalarıdır. Ayrıca bir diğer karşıtlık sebebimiz, diğerlerinin özgürlüğünü inkar edip diğer dinsel inanış ve uygulamaların geçersizliğini desteklemeleridir.
11) Amerikalı (veya Dünya çapında) Cadılar olarak, Cadılığın geçmişindeki tartışmaları, farklı terimlerin orjinalleri ve çeşitli kavramların meşruluğunu tehdit olarak görmeyiz. Biz, şimdiki zamanımız ve geleceğimiz ile ilgileniriz.
12)Biz mutlak şeytan kavramını kabul etmeyiz ve de aynı zamanda Satan ya da Şeytan diye adlandırılan herhangi bir metaya da ibadet etmeyiz (ki bu hristiyanlık tarafından öne sürülmüştür). Diğerlerinin inkar edilmesi ile kazanılan kişisel faydanın gerçekliğine inanmadığımız gibi, diğerlerinin acı çekmesi üzerine gelen gücü de aramayız.
13)Sağlığımız ve iyiliğimiz ile uyum içinde olan doğa ile baş başa olmayı seçmemiz gerektiğine inanırız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
lilith

avatar

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 19/10/10
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Modern Cadılık (WİCCA)   Salı Ekim 19, 2010 11:46 am

Cadılık ve Wicca kavramları konuya yabancı kişiler için aynı seyi ifade etseler bile,Wiccan diğer dinler gibi,bir din inanış biçimidir.Bu dine mensup olanlarada wicca denir.
Cadılık ise bir yasam biçimidir.Her wiccan dinine mensup kişi cadı olmak zorunda değildir ve her cadıda wiccan dinine baglı olmak zorunda değildir.Cadılar inanışları ve uygulamaları dogrultusunda her dine mensup olabildikleri gibi ateist olan cadılarda mevcuttur arkadaslar.

Cadılıgın dallarını da soyle sıralayabiliriz :

**Gardnerian : Çağdaş Cadılığın babası olarak söz edilen Gerald Gardner tarafından kurulmuştur.Gardnerci cadılık,katı bir şekilde Gerald Gardner'in kendi yazdığı Gölgeler Kitabı'na dayandırılır.O'nun rituellerine bağlı kalınır.

**Alexandrian : Alex ve Maxine Sanders tarafından kurulmuştur.Gardnerian 'lara göre daha ılımlı ve esnektir.

**Miras : Aileden gelip,kuşaktan kuşağa aktarılan cadılıktır.

**Geleneksel : Geleneksel cadılar,cadılığı içgüdüsel olarak uygulayanlardır.Genellikle cadılığı daha keşfetmeden,maji uygular ve yönergeleri öğrenirler.

**Hedgewitch : Çalışmaları tamamen toprak ve doğaya dayanan cadılardır.Hemen hemen sadece,otlar ve bitkilerle çalışırlar.


Cadılar bu geleneklere bağlı kalarak Münzeviler ya da Cadılar Meclisi denen gruplar halinde çalışırlar.

Cadılar Meclisi,belirli aralıklarla buluşan ve birlikte çalışan bir cadı grubudur.Cadı Meclisi 13 kişiden oluşmak zorunda değildir.Ama 3 'ten fazla kişi barındırmalıdır.

Kendi başına çalışan cadıya , Münzevi Cadı denir.

Aynı cinsiyette bile olsa,birlikte çalışan iki cadının ilişkisine de Ortaklık denir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Modern Cadılık (WİCCA)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» CALL OF DUTY 6(MODERN WARFARE 2)FULL OYUN İNDİR!!!
» Call of Duty Modern Warfare 2-_|EnS^^1252|_-Farkıyla!!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Vampirizm Fan Site :: MİSTİK :: Diğer Mistik Karakterler-
Buraya geçin: